Ameliyat Masası

Yendik, Yenmekten Çok Şey Umarak

Bizim takım 3-5-2 dizilişi ile Fenerbahçe’yi hacamat edince Trabzonspor yazarları resmen dumura uğradılar. Bir kısmı “Ben size söylemiştim. Bu takım 3-5-2 oynasın, canavar gibi olur” şeklinde yazılar döşenip kendilerine pay çıkardılarsa da aslında basın cephesinde ciddi bir panik durumu söz konusu. Ya takım çıkışa geçerse, ya hep böyle takır takır top oynarsa ? Ne yazacak o zaman bunca yazar ?

***

Ben bugüne kadar 4-4-2 veya 3-5-2 ile ilgilenmeyip iyi oyuncuların her sistemle başarıya ulaşacaklarını düşündüğümden son gelişmeler sonrasında herhangi bir sıkıntıya girmedim. Gordon’a hep havadan sudan eleştiriler yöneltmiş bir yazar olarak tarzımı değiştirmeyi falan da düşünmüyorum.

***

Bu bağlamda şu noktaları hemen belirtmek isterim ki, Milne’in 69’dan tavşan yapamaması ve elini kaldırmadan zarf çizememesi şampiyonluğa oynayan bir takım için büyük eksikliktir. Oysa bizim yaşını başını almış, adresleri numarasıyla belli yerli hocalarımız bu konularda yeterli deneyime sahip olmalarının ötesinde sporcu lisanslarına çok güzel kenar süsleri de yapabilmektedirler. Bu durumda, Gordon’u gönderip yerine en az O’nun yaşında bir yerli teknik adam getirmekten daha mantıklı ne olabilir ki ?..

***

Bir dirhem et bin ayıp örtermiş. Bir adet 1-0’lık galibiyet de bin olmasa bile çok sayıda insanı, hiç olmazsa şimdilik kurtardı. Campbell, Rada, Gordon, Wilson, Emeç, Eriç ve yekûn yöneticiler. Birdenbire sanki her iş yolunda gidiyormuş gibi bir hava esmeye başladı. Olağanüstü kongre konusu da tedavülden kalktı. Sıkıntılar, tereddütler, korkular kulübün bilinçaltına saklandı. İlk başarısız saha sonucuna kadar elbette…

***

Oysa Trabzonspor’un sorunları öyle tek golle aşılacak gibi değil. Baksanıza…Kulübün ve takımın kaderi Trabzon’dan bin kilometre uzaklıkta başkan, asbaşkan, genel menacer ve teknik direktörden oluşan dört kişilik heyet tarafından belirleniyor. Trabzon’daki kulüp tesisleri ise öksüz-yetim bir halde başkanın ismini taşıyan tabela ile yetiniyor.

***

Yok, yok tümden ümitsiz de olmayalım. Bu kulüp bu halde de lig ya da kupa şampiyonluğu yaşayabilir. Varsın demokratik olmasın, çağı yakalayamasın, iç barışı sağlayamasın. O kadar kusur kadı kulübünde bile olur !..