Ameliyat Masası

Beşiktaş, Bir Adım Önde Başlıyor

Mehmet Özdilek’in jübilesinden önce Beşiktaş-Trabzonspor karşılaşması için bir şeyler yazacak olsaydım, bu yazıdan daha değişik olurdu. Çünkü o akşama kadar iki takım arasında fazla bir fark yoktu. Ancak, Beşiktaş AC Milan’ı devirirken Trabzonspor Sebatspor’a yenilince görüntü ve görüşler biraz değişti haliyle.

Aslında Trabzonspor’un TSYD kupasındaki sürpriz yenilgisiyle gelen moral bozukluğunun cuma akşamına taşınacağını pek sanmıyorum. Buna karşılık, Beşiktaş’ın AC Milan karşısındaki, oyunu bırakmayan görüntüsü ve skor üstünlüğü mutlaka evsahibi takıma bir moral takviyesi olacaktır. Yani, Beşiktaş, moral açısından iki adım olmasa bile bir adım önde başlayacaktır açılış mücadelesine.

Kartal’ın son yıllarda Trabzonspor’a karşı sağladığı üstünlük, diğer bir deyişle Trabzonspor’un “İnönü Sendromu” da Beşiktaş için bir kolaylıktır. Yine de, Trabzonspor formasını giyecek oyuncuların üzerindeki baskı, teknik heyetin ve yönetim kurulunun üzerindekinden daha az olacaktır. Zira, Trabzonspor takımının yarısı yeni ve yabancı oyunculardan kurulu olup Beşiktaş ve İnönü isimleri onlara pek bir şey ifade etmemektedir. Onlar, sahada ellerinden geleni yapmaya, bir yandan takımlarını taşırken öte yandan da kendilerini göstermeye çalışacaklardır.

İki takımı mukayeseye kaleden başlarsak, burada Trabzonspor’un bir miktar artısı var gibi geliyor bana. Metin Aktaş son çeyrek yılda önemli bir “ikinci çıkış” yaptı, çok iyi bir grafik yakaladı. Fevzi ise, ilk parıltısından sonra üste çok şey koyamadı, kendini tam olarak ispatlayamadı. Shorunmu’nun gitmesiyle tek kalması önemli değil; aksine, yeni bir yabancı rakibin geliyor olması Fevzi için can sıkıcı. Çok duygusal bir yapısı olan genç kalecinin bu gelişmeden olumsuz etkilenmesi kuvvetle muhtemel.

Savunmada Trabzonspor’un sıkıntıları var. Bu yıl, orta sahadan daha fazla yardım geldiği için daha az açık veriyorlar. Ancak sahada ve kulübede yer verilen dört kesici de ağır oyuncular. Trabzonspor, adam markajını düşünürse dağılabilir; zira İlhan gibi, Nihat gibi hızlı ve sürprizi seven oyuncularla başedecek çabuk savunma elemanları yok. Buna karşılık Beşiktaş biraz daha rahat gibi. Yine de, savunmanın ortasında görev verilen yeni oyuncu Ahmet’e çok güvenmemek lazım. İlk resmi maçta heyecanlı olması ve açıklar vermesi küçük bir olasılık değil. Elbette, evsahibi takımın savunma rahatlığını Zafer ile Da Silva’nın günlerinde olup olmaması da belirleyecek. Özellikle, çıkış yaptığı söylenen Zafer’e dikkat etmek gerekli; hızlı hücumlarda Beşiktaş’ı zorlayabilir.

Beşiktaş’ın orta sahada Mehmet’in yerine koyacak çok adamı yok. Gerçi Yasin iyi bir oyuncu ve çok yönlü özelliklere sahip, ancak gerçek bir beyin değil. Aynı sıkıntı Trabzonspor’da da var. Tekelioğlu, Gökdeniz’i sağ kanatta değil de ortada kullanırsa Beşiktaş’ı çok zorlayabilir. Jarro ve Aurello da Trabzonspor’un yeni umutları ve yabana atılmaması gereken isimler. Beşiktaş’ta ise, lisansı yetişirse, Baya oyuna zenginlik, pozisyon ve gol katabilir.

Beşiktaş’ın en büyük kozu elbette taraftarı. Bir kısmı deneyimsiz, diğer kısmı İnönü özürlü oyunculardan oluşan Trabzonspor üzerinde ciddi bir baskı kuracakları kesin. Ayrıca, Beşiktaş takım olarak da daha az değişmiş, iyi kötü sistemini oturtmuş bir ekip. Trabzonspor ise henüz yolun başında. Misafir takım alan daralttıktan sonra hızlı hücumla ilk golü bulursa sahadan başı dik ayrılır. Ancak geri düşerse bu işin altından zor kalkar. Yine de şunu unutmamak lazım ki, Yeni Trabzonspor geçen yıllara göre çok daha disiplinli ve sahayı akıllı kullanan bir öze sahip. Bu nedenle, hep bir ümit taşımaları doğal.

Sonuç olarak, isminden başka hiçbir şeyi süper olmayan Süper Lig’in açılış maçında Beşiktaş biraz daha ağır basıyor. Bu karşılaşma, Trabzonspor açısından elbette önemli ama asla bir ölüm kalım maçı değil. Trabzonspor’un yolu uzun ve yolculuğunun saha sonuçları ile desteklenebilecek ancak birkaç başarısız sonuçla sekteye uğramaması gereken bir niteliği var. Bordo-mavililer bu maçtan bir, hatta işler yolunda giderse üç puan alabilirler. Ancak alamazlarsa da üzülmemeliler. Hem, Trabzonspor yıllardır hep İnönü’deki Beşiktaş yenilgilerinden sonra çıkışa geçmedi mi? O yenilgiler genelde sezon ortasına rastlardı ve sonradan zirveye tırmanmak için yeterli süre kalmazdı. Bu kez ilk maçta yenilse bile hemen çıkışa geçer ve bakarsınız şampiyon bile olur! Bugün için bir espri ama her zaman bir ihtimal…