Genel Futbol Yazıları

Değişim, Trabzonspor’a yakışacak

6 Ocak günü yapılan olağan genel kurulu açıkça gösterdi ki, Trabzonspor Kulübü’nde bir şeyler değişiyor. Bütünleşme sağlanıyor, katılımcılık artıyor; bireyler sorumluluk alıyor, ortam güzelleşiyor, kalite yükseliyor.

Malî” diye başlayan, ama ne malî ne de mahalli boyutta takılıp kalmayan 6 Ocak kongresi bize müjdeledi ki, biz Trabzonsporlular, acelecilik, oldu bitticilik, yangından mal kaçırmacılık huylarımızdan hızla vazgeçiyoruz. Aynı zamanda hem akıllı ve sabırlı hem de atak ve yapıcı olabilmeyi öğreniyoruz.

Biz oradaydık, tanıklık ettik; ama izleyemeyenler, duyamayanlar, okuyamayanlar bilsinler ki, Trabzonspor camiası artık kendi kaderini belirleme hakkına sahip çıkma kararlılığını gösteriyor. Dayatmaları, dar bölgeciliği, kısa devreleri, “biz her şeyi biliriz”ciliği nazik ve fakat kesin bir şekilde reddediyor.

***

Dosta düşmana mutlulukla duyurulur ki, 6 Ocak kongresinden, % 99 civarında bir bütünleşme ve en zor dönemde görev alan yönetime destek çıktı. Genel Kurul, mevcut yönetime, hatalarını bir bir söyledi; ama aynı zamanda yönetimini ve onların varlığında çok sevdiği kurumunu bağrına bastı. Evet, yönetimin büyük önem verdiği tüzük taslağı geçmedi, ancak bu itiraz “daha iyisini yapmak” amacından kaynaklandı.

***

Tüzük konusundaki anlaşmazlık, taslağın içeriği kadar, hazırlanış ve sunuluş şekliyle de ilgiliydi. Genel Kurul dedi ki: “Geçmişte yaşananlar, deneyimler ve o deneyimlerin birinci şahısları elbette önemlidir. Ancak artık devir değişmiştir, dünya çok farklı bir yapıya bürünmüştür. Sadece geçmişe değil, daha ziyade geleceğe dönük önlemler ve kararlar almazsak yarışın her türlüsünde geri kalırız. Yeniliğin ve çağdaşlığın takipçisi olamazsak, rakiplerimizin takipçiliğinden kurtulamayız; büyük olamayız, lider olamayız.”

Sevgili Trabzonsporlular! Kurumumuzun yeni bir tüzüğe ne kadar gereksinimi varsa, camiamızın da yeni beyinlere, yeni yüzlere, yeni hedeflere o kadar ihtiyacı var. Eski ile yeni, deneyimli ile ufuk sahibi birleşmeli, bütünleşmeli, bir sinerji oluşturmalı. Eskiler, “eski kafa”nın engelleyiciliğinden hem kendini hem de kurumu kurtarma çabasını mutlaka göstermeli, dahası, yenilerin deneyimsizliğine de çare olmalıdır. Yeni dünya düzeni denilen amansız koşuşturmacada ayakta kalabilmemizin yegâne yolu budur.

***

Ben Trabzonspor’un geleceğinden hep ümitli oldum, direncimi hep korudum. Bugün de yine umutluyum; ama biliyorum ki, Trabzonspor’un geleceği artık gelmiştir. Trabzonspor, 31 Aralık 2001’in üzerine koyduğu 6 Ocak 2002’ye, hızla ve kararlılıkla yeni güzellikler katmak zorundadır. Bunun ilk adımı da, yönetimin büyük bir heyecanla ilân ettiği 14 Ocak toplantısı olmalıdır. İki eli kanda olmayan her Trabzonsporlu, yönetim kurulumuzun davetine icabet ederek bu buluşmada yerini almalı, fikrini söylemeli, sorumluluğunu yerine getirmelidir. Bu camia, katılımcılığı bir gelenek haline dönüştümelidir. Başarının ilk basamakların biri mutlaka budur.

Ben inanıyorum ki, 14 Ocak günü de, Trabzonspor tarihine düzeyli bir kayıt düşülecek. Sadece saha sonuçlarıyla ilgilenme huyundan vazgeçmeye başlayan camia, bu çabasının takipçisi olacak. Trabzonspor’un her şeyden önce kendi insanına, “öze dönüş”ün, sadece alt yapıdan oyuncu çıkarmak olmadığını anlamaya ihtiyacı var. Trabzonspor’un demokrasiye, ama gerçek ve su katılmamış bir demokrasiye ihtiyacı var. Zaman o demokrasinin zamanıdır, gün o demokrasinin günüdür. O demokrasi ki, sadece sandık demek değildir; o demokrasi ki, sadece reyle, seçimle sınırlı değildir; aslen zihin ve fikir işidir, katılım işidir. Öyleyse katılalım, öyleyse düşünelim, öyleyse fikrimizi söyleyelim. Hadi bu kez becerelim… 14.01.2002