Ameliyat Masası

Herkesin Fikstürü Kendine

Korktuğumuz başımıza geldi, sahamızda iki puan kaybettik. Kimilerine göre ligin ikinci yarısına kötü başlama geleneğimizden, kimilerine göre ise yaşını başını almışlarımız arasındaki “donsuz” tartışmasının sahadaki “donlu” gençlerimizi etkilemesinden. Neyse ne, beterin beteri var. Fener’in Gençler’e yenildiği hafta biz Bursa’yı yenemeseydik treni çoktan kaçırmış olacaktık.

***

Birlik ve beraberliğe en çok ihtiyacı olduğu bir dönemde malum tartışmayla huzuru kaçan Trabzonspor’un kısa zamanda beraberliği yakalaması, yine de sevindirici bir durumdur. Tamam, beraberlik şimdilik sadece skor tabelasında; ama bir yerden de başlamak lazım, değil mi?..

***

Sahamızdaki ilk maçtan tatsız bir sonuç çıkınca “fikstür avantajı” sözünün itibarı biraz sarsıldı haliyle. Bence telaşa hiç gerek yok. Bizim fikstür gerçekten çok iyi. Lakin henüz form tutamadı.

***

Bu fikstür muhabbeti 15 yıl önce de gündemimizdeydi. Koskoca bir ikinci yarıyı hep içerde oynamamıza rağmen iki buçuk maçlık farkı kapatamamıştık. Ne dersiniz, benzer bir başarıyı (!) bu sezon da tekrarlayabilir miyiz acaba?

***

Fikstür konusunu ilgili atasözleriyle kapamak istiyorum: “Fikstür işler, menacer övünür”, “Komşunun fikstürü komşuya kaz gelir”, “Su gelir güldür güldür, pek güzel bizim fikstür”, “Transferini fikstürüne göre yap (yani yapma!)”

***

Hep karamsar şeyler yazmak istemem; ama Vugrineç’in Kocaeli’ye gol atması bile ayrı bir uğursuzluk belirtisidir. İzmit’teki ilk golünden sonra aylarca gol atamamıştı ya!..

***

Şu lig denen meret, ne tuhaf şey yahu! Yılmaz Vural’ın Gençler’i, Mitroviç’in Antep’i, Fener’i deviriyor; Özkan Sümer, matematiksel olarak başarılı gözüküyor. Ak koyun kara koyun, bizim Fener maçında belli olacak tabii ki. Benden Özkan hocama garantili bir taktik: “Takımı sahaya kırmızı-siyah formayla çıkar!..”

***

Van maçı arifesinde, insanın aklına ister istemez şöyle bir soru geliyor: Vanspor Eski Menaceri Özyazıcı, Trabzonspor Genel Menaceri Sümer’e bilgi aktarımında bulunacak mı? “Bir menacer bir menacere…” tekerlemesi yani. Eee, dayanışma dediğimiz yan yana fotoğraf çektirmekle olmuyor öyle…

***

Kocaelispor maçına gelmekten son anda vazgeçtim. Uçaktan korktuğum şeklinde söylentiler de olmakla birlikte, asıl neden, ayağımın uğursuz olmasıydı. Ancak gördüm ki, ayak oyunu denen bu sporda benim ayağımın pek ehemmiyeti kalmamış. Bu yüzden, Allah izin verirse Fenerbahçe maçına geleceğim. Herkes ayağını denk alsın!..