Ameliyat Masası

Geçmişten Kısa Kısa – 2

 

 

 

7 Mart 1997, Fotomaç

Yedinci Sanat

Olimpik Marsilya kulübü eski başkanı Bernard Tapie, “Kadınlar, erkekler; Kullanma Kılavuzu” filminde başrol oynadı. Bizim başkanlar, poz vermekte ve rol kesmekte daha mahir ama, futbol-sinema hattımızda seyirci talebi tam ters yönde: “Şener Şen başkan, Fener şampiyon !”

***

Ah keşkem !

Pop müzikte ilk çıkışları Trabzonspor’un altın yıllarına rastlayan, Trabzonlu “Üç Hürel” kardeşlerin son kasedi: “Efsane… Yeniden”

Trabzonspor efsanesinin geri dönmesini beklemekten sıkılanlar için faydalı bir eser. Dinleyelim…

***

Çekin Uşaklar

Aldıkları başarısız sonuçlar nedeniyle Galatasaray deplasmanına otobüsle gitme cezasına çarptırılan Gençlerbirliği oyuncuları, aslanın ağzından puanı kaptılar. Biz de takıma “kürek cezası” verelim bari. İstanbul deplasmanlarına taka ile gidilsin !..
***

Dekoderleri ne yapalım ?

Muhterem cemaat ! “Lige erken havlu attık; bu Cine-5 aletini ne yapacağız?” demeyin. O kanalda çok güzel ve mânâlı filmler de var. Mesela: “True Lies”, yani “Gerçek yalanlar”. “Kalan maçlarımızın hepsini kazanacağız.” gibi…

***

Şov devam etmeli

Galatasaray Michael Jackson’ı getiriyormuş. Yabancı kontenjanları dolu ya, Türk yapıp oynatacaklar herhalde.

Zenci doğup sonradan beyaz olan Michael için çocuk oyuncağı !..

***

Yakışır

Aydın Ayaydın, ekonomide tekelleri kırmayı amaçlayan “Rekabet Kurulu”nun başkanlığına getirilmiş. Hayırlı olsun. Üç büyüklerden birinin yönetim kurulu üyesi iken futbolda tekelleşmeyi ne kadar önlediyse, ekonomide de o kadar önler artık !..

***

Mani

Kara tavuk tepeli

Kulakları küpeli

Ligde yine gülmedik

Kupada da şüpheli

 

 

13 Mart 1997, Fotomaç

 

İndim havuz başına

Fenerbahçe, Star TV ile anlaşarak havuzu delmiş. Sayın Ali Şen ! Türk futbolunun geleceği o havuzda saklı. Delmeye çok meraklıysanız Bodrum’daki villanızın havuzuyla idare ediniz lütfen…

***

Omuz farkı

Amokachi ya da Uche rakiplerine omuz koyunca, “Fiziğini çok iyi kullanıyor.” Diyorlar. Aynı şeyi Abdullah yapınca faul oluyor. “Omuzlar Dünyası”nda ırk ayrımcılığı siyahlar lehine galiba !’..

***

Van, tu, tri…

Vanspor, iki sezondur gol yemediği Avni Aker’I üçüncü ziyaretinde hezimetten kurtulamadı. Böylece bir sır daha açığa çıkmış oldu: “Van Gölü Canavarı” dedikleri, meğerse dev bir çekirgeymiş !..

***

Gürcü Arçil’e özlü söz

Arçil’in Vvan maçında kaçırdığı golü seyrederken aklıma “Konya ovasında ağaca toslamak” deyimi geldi. Arçil uyacak bir söz daha var elbette: “Şey kısmetten çıkarsa, uçkur dokuz yerden koparmış !”

***

Oku ve Yaz

Bizim tescilli golcüler inanılmaz goller kaçırmaya başladılar. Avni Aker’in kale arkalarına, tv programlarının tanıtım altyazıları gibi uyarı panoları yerleştirsek faydası olur mu acaba ?

Sakın kaçırmayın !..”

***

Çakır keyif

Son zamanlarda Trabzonspor’un ekran imajı içki sofralarıyla özdeşleşir oldu. Bari şu işi tam yapalım. Formamıza da “Vestel” yerine “tekel” reklamı alalım !..

***

Alfabetik Sıra

Beşiktaş’ın “B” takımını yenerek Başbakanlık Kupası’nı aldık. Sezon sonunda da “C” takımını yenip Cumhurbaşkanlığı Kupası’nı alırız inşallah.

***

Demokratik Sağ

Yasaklı dönemi sona eren Lemi, üzerindeki tutukluğu bir türlü atamadı. Lemi’ciğim; muhtıra, darbe söylentileri seni tedirgin etmesin, o başbakan başka başbakan !..

 

 

22 Mart 1997, Fotomaç

 

Tam anlayamadım.

Kulübümüz yöneticisi Osman Yağmurdereli, “Herkes İçin Spor” Federasyonu üyeliğine getirilmiş.

Nasıl yani ? Hepimizin yerine o mu spor yapacak şimdi ?..

***

Pen-oniki

Lider Galatasaray lehine 12 penaltı verilirken, Beşiktaş 5, Fenerbahçe 4, Trabzonspor ise 2 penaltı kullanabilmiş. Sıralama, puan cetveliyle tam uyumlu. Demek ki, 34 maçlık maraton falan hikâye. Şampiyonu, penaltı atışları belirleyecek.

***

Hep aynı

Hiç moralinizi bozmayın. Şampiyonluğun “en büyük” adayı, Trabzonspor’dur. Çünkü, diğer üçü sırayla şampiyon olurken, biz hep “aday” kaldık.

Benim büyüklük ölçüm, istikrar !..

***

N & M

Yönetim, sezon sonunda büyük bir operasyon yapmayı düşünüyormuş. Bence, iki harflik küçük bir tashih yeterli. “Sorunlu ve sorumsuz” mevcut kadroyu “sorumlu ve sorunsuz” hale getirmek yani…

***

Sen de mi Brütüs ?

Kupa finalinde formasının hakkını veren tek Trabzonlu oyuncu Soner’di. Lâkin onun da forma rengi “yeşil-siyah”tı.

***

Meselâ dedik.

Alışılmadık puan kayıplarına uğrayan büyük kulüplerimiz, faraziyeye merak sardılar; onunla berabere kalmasaydık, şuna yenilmeseydik, gibisinden. Oldu olacak, Komedyen Rüstem Batum’u da basın sözcüsü yapsınlar bari: “Halamın stand-up’ları”

***

Kelin merhemi

Başbakanlık Kupası maçına, “Türkiye lâik kalacak” pankartıyla çıkmadığımız için epeyce eleştirildik. Yapmayın beyler! Laikliğe teminat işi bizim uşaklara kaldıysa, yandı gülüm keten helva. Mâlum, her sezona “Şampiyon olacağız” sloganıyla başlarlar ; ama…

***

Pilot bölge

26 lig maçında 27 gol yedik. FIFA, “kaleleri büyütme” uygulamasına bizim kaleden başladı galiba !..

 

 

 

 

 

28 Mart 1997, Fotomaç

 

Bizde adet böyledir.

Avrupa’daki vergi oranlarını yüksek bulan Uche, Fenerbahçe’de kalmaya karar vermiş. Benzer bir tercih, Boliç için o kadar kolay değil elbette.

Ülkemizde, vergi kaçırana pek dokunulmaz ; ama gol kaçıran için hemen bir darağacı kurulu mâlumunuz…

***

Sözde değil, özde…

Kötü futbolu nedeniyle gözden düşen Lemi kardeşimiz, “Atatürk Kupası” projesiyle medyanın takdirini kazandı. İyi de… Gerçek bir Atatürkçünün önce O’nun sevdiği tipte bir sporcu olmaya çalışması gerekmez mi? “Zeki ve çevik” yani…

***

Aşk-ı Muhabbet

Fenerbahçe, İnterstar ile para karşılığı yasak ilişkiye girince, nikâhlı eşi Cine 5’in “kanarya aşkı” depreşti birden. Fener’in her atağı, her golü bir ekran bayramı artık: “Cine: 5- Vanspor:0”

***

Ali Şen’in post-it’i

Haftaya Trabzon deplasmanı var.

Rıdvan’dan Aygün’ü kadroya dahil etmesi istenecek.

Malzeme çuvalına, pansuman malzemesi ile sargı bezi konacak.

Geçen yılki, “Taşlandık !” numarası tekrarlanacak…

***

Arçil için öneriler

Yönetim, Şotayla, Arçil şartını ileri sürmemesi halinde sözleşme yenileyecekmiş. Peki… Arçil ne olacak? İşte, muhtelif seçenekler:

  1. Alfabetik çözüm: Galatasaray, kaleci Friedel’i, MLS isimli bir kuruluşa satmış. Biz de, Arçil’i SSK’ya veririz. Hem Şota’dan uzak kalmaz, hem de sakatlıklarını tedavi ettirir. Kuyrukta sıra gelirse tabii…
  2. Ekonomik çözüm: Mayıs ayındaki kongrede, Arçil, Trabzon kanadından yönetime alınır. Böylece, yıllardır oturduğu yerden kazandığı paraları, yönetici olarak geri verir.
  3. Medyatik çözüm: Kendini, takımından çok spor magazin programlarında gösteren Arçil, Kompela gibi, “tv yıldızı” olarak futbolu bırakır. Ya da, dördüncü yabancı olarak takımda kalır ; ama transfer parasını tv kanalları öder.
  4. Teknik çözüm: Arçil, Gürcülerden sorumlu yardımcı antrenör yapılır. Zaten kamplarda Türk oyunculardan ayrı takılan Gürcüler, bu kez de takımdan ayrı çalışmaya başlarlar…

***

Sadece üç puan

Avni Aker’deki kupa randevusunda 1-1 berabere kaldığımız Kocaelispor’u, İzmit’te 2-0 yendik ; ama kupa rövanşında değil, lig maçında.

Doğru düşman, doğru mekân ve fakat yanlış zaman !..

***

Rüya Takım

Yılmaz Vural, “Bana 11 tane İskender lâzım.” Demiş. Tövbe !.. Eski kaptanımız İskender Günen’i kastediyor zahir !..

***

Nostalji-1

Yaşlı kurt Ahmet Suat Özyazıcı’nın adı, Trabzonspor kulislerinde seslendirilmeye başlandı.

Gözü kör olası emekli maaşları ! İnsanı ahir ömründe çalışmaya muhtaç eder…

 

 

3 Nisan 1997, Fotomaç

 

Hesap adamı Ali Şen !..

Ali Şen, “Kanal Plus” isimli İspanyol televizyonundaki röportajında, Fenerbahçe’nin 25 milyon taraftarı olduğu savını tekrarlamış. Doğrusu, artık ben de bu teze inanmaya başladım. Anlayamadığım nokta, bu 25 milyonun büyük kısmının neden sarı-kırmızı, siyah-beyaz veya bordo-mavi bayrak sallamkta olduğu !..

***

Marifet değil

Fenerbahçe, Uche’den sonra Boliç’le de anlaşmak üzereymiş. Bulmuşlar dikensiz gülleri, anlaşırlar tabii. Hem süper oyuncular, hem de ikiz kardeşleri yok !..

***

Düz mantık

Turistik tesislerin kurban bayramı tarifeleri açıklandı. En pahalısı, bizim başkan Yılmaz’ın Club Zigana’sı. Bu veriden hareketle, “bu yıl en pahalı transferleri biz yapacağız.” diyebilir miyiz acaba?

***

Af mı, PAF mı?

Beşiktaş’ta, Mustafa’dan sonra Sergen de PAF takımına gönderildi. Avrupa, lig ve kupada sıfır çeken Beşiktaş’ın yöneticileri yeni bir hedef belirlediler galiba:

“Dünyanın en pahalı PAF takımını yaratmak”

***

Münhal kadro

Trabzonspor, kurumlaşma yolunda dev bir adım daha attı ! Cezmi Turhan’ın “idari menacer” yapılmasından sonra Süleyman Hurma da “genel menacer” oldu.

Kulübümüzde halen “özel menacer” ve “güzel menacer” kadroları boş bulunmaktadır. İlgilenenlere duyurulur.

***

Cezmi Bond

Ankaralı bir dostum, “Amerika’dan eleman getirdiğinize göre, futbolcular arasındaki sorunlar ve takımdaki esrarengiz düşüş bayağı ciddi boyutlarda galiba.” deyince, çok güldüm. Adamcağız, kasketine ve pardesüsüne bakıp bizim menacer Cezmi beyi “dedektif” zannetmiş meğerse !..

***

Sadece kendimiz için

Pazar günü yaklaşırken, Galatasaray’da bir merak, bir heyecan. Medya da, on küsur yıldır diline doladığı o tuhaf cümleyi yine seslendiriyor: “Şampiyonu, Trabzonspor beklirleyecek.”

Efendiler ! Biz Fener’i yeneceksek, kendimiz için yeneceğiz. Yalnız kendimiz için. Trabzonspor “kiralık katil” değil !

 

 

 

11 Nisan 1997, Fotomaç

Atma Rıdvan

Fenerbahçe menaceri Rıdvan Dilmen, “Trabzon beş kere geldi, dört gol attı. Bizim yirmi pozisyonumuzdan ise sadece üçü gol oldu.” demiş. El insaf be şeytan kardeş ! Ya saymayı bilmiyorsun, ya da !..

***

Oku baban gibi

Fenerbahçe ile oynayacağımız Gençler Ligi maçı, rakip oyuncuların ÖSS sınavına girebilmeleri için ertelendi.

Çok yerinde bir karar vallahi. Çocuklar okuyup hayatlarını kurtarsınlar. Fenerbahçe alt yapısından A takıma yükselmek pek görülmüş bir olay değil zira !..

***

Altı üstü bir

Johann Cruyff, futbolun geleceğinin altışar kişilik minyatür saha oyununda olduğunu söylemiş. Bize uyar hocam. Zaten, her maç bizimkilerin en fazla altısı oynar, gerisi yan gelir yatar !..

***

Hızımızı kesmeyin

İki sezondur bizim uşaklara devre arasında bir haller oluyor. Federasyona bir ricada bulunalım; bizim maçlar doksan dakikalık tek devre üzerinden oynansın. Durunca düşüyoruz zira…

***

Uğurlu forma

Beşiktaş yönetimi, Sergen’i affederek belki Antep maçını kazandı ; ama bir “Avrupa rekoru” kırma şansını kaybetti.İkinci başkan Uğur Ekşioğlu, Avrupa kupalarında oynayan en yaşlı futbolcu unvanını elde edecekti; “10” numaralı formasıyla…

***

Sevindirici gelişme

Spiker kardeşimiz 1-1’lik beraberliği tanımlıyor: “Atılan karşılıklı gollerle…”

Türkiye gelişiyor, gollerimiz karşılıklı artık. Sıra, aşklarla çeklerde…

***

Güzel Türkçemiz

Salih Alpaslan’ın Fenerbahçe maçı öncesindeki demeci:

  • Oğuz Sarvan’ın bu maça verilmesi, insanın imajında kötü şeyler belirtiyor.”

Pardon, sayın asbaşkanım. Tam anlayamadım, ne yapıyor, ne yapıyor ?

***

Döviz hesabı

Ali Şen’le İnterstar’ın cilveleşmeleri beni pek ilgilendirmiyor ama, şu sorunun cevabını çok merak ediyorum doğrusu:

– Cem Uzan’ın futbola ayıracak 35 milyon doları varsa, neden Fenerbahçe’nin yerine kendi kulübü İstanbulspor’u Avrupa şampiyonu yapmaya çalışmıyor acaba?

***

Dervişin fikri

Futbol dünyamızın “cesaret tanrısı” Hıncal Uluç, Hollanda zaferini beğenmeyerek, Mustafa Denizli’yi korkaklıkla suçladı.

Sayın Uluç, cesaret konusuna fena takti vallahi. Hafta sonu yeşil sahalardaki maçları, hafta içi ise podyumlardaki defileleri izleyen Hıncal beyin favori mankeni de Merve İldeniz, malumunuz. Nam-ı diğer: cesur manken !..

***

Derbici hoca

Yılmaz Vural, bizim takımı şampiyon yapamadı ama, hiç değilse “derbiye” etti. “Terbiye” değil, “derbiye”. Derbi kazanmaya başladık, şükürler olsun !

 

 

19 Nisan 1997, Fotomaç

 

Adam haklı

Trabzon’un yetiştirdiği(!) ender Fenerlilerden Turgay Karahan sitem ediyor: “Hani Trabzonspor kiralık katil değildi ! Fener karşısındaki kırsınız ve golleriniz Sarıyer maçında neredeydi?”

Ne diyeyim; Turgay’ın yolu ne kadar yanlışsa, sözü de o kadar doğru galiba…

***

Beyaz da aklanır.

Sporsever milletvekillerimiz, İstanbulspor-Galatasaray maçındaki uzatma penaltısı için meclis araştırması açacaklarmış.

Galatasaray’a bundan iyi haber olur mu?

Şaibeli maç, temize çıkacak demektir !..

***

Adayda aranan şartlar

Yılmaz Vural’ı da öğüten Trabzon değirmeninde, Ahmet Suat Özyazıcı ismi ağırlık kazanmaya başlamış. Münasiptir ağalar ! Bir kere, Suat hoca da eski bir Sarıyer teknik direktörüdür. Dahası, takımdaki disiplinsizliğe de çare olur; zira, artık kayıtsız şartsız hürmet edilecek yaştadır.

***

Çap meselesi

Bizimkiler, Beşikta “B” takımını yenip Başbakanlık Kupası’nı aldıklarında çocuklar gibi sevinmişlerdi. Gözleri aydın olsun. Başbakanlık Kupası maçını yine Beşiktaş’la oynayacaklar. Lâkin… Ya Beşiktaş bu kez sahaya tam kadro çıkarsa ?..

***

İyi ki vardın.

İyi ki vardın, Zeytinburnuspor. Sen olmasaydın, Sarıyer maçında bile gülemeyen cefakar İstanbul taraftarımız bu sezon hiç galibiyet göremeyecekti. Umarım tez zamanda 1.Lig’e dönersin.

***

Gönül bu !

Lig şampiyonluğundan zaten geçmiştik; şimdi de, iki yıldır elimizde bulundurduğumuz bir unvanı kaptırdık. Serdar Bilgili ile Rasim Kara açıkladılar:

– “Bu sezon gönüllerin şampiyonu Beşiktaş !”

***

Beyaz Şov

Aşk olsun Vahap Beyaz ! Madem sen bir “lider dostu” idin, gol atana kadar oynatırdın; geçen seneki Van faciamızda neredeydin ?

***

Kale Kapısı

Transferde ilk işimiz, Kocaelispor kalecisi Stingaciu’yu almak olmalı. Hayır, kalemizde yine Metin Aktaş oynasın ; ama bu Rumen de bir daha karşımıza çıkmasın. Geçen yıl Van kalesinde, bu yıl körfezde; canımıza yetti yani !

 

 

2 Mayıs 1997, Fotomaç

 

Liste süper de

Milli takım kadrosunu niye bizim başkan Yılmaz açıkladı ki?

Nasıl?

Milli takım değil mi?

O saydıkları bizim transfer listesi mi?

Deme ya !..

***

Yabancı olduk şimdi

Trabzonspor’da yabancı hoca dönemi mi kapandı, yoksa yerli hoca devri mi?

Gürcüler kalacak mı, yoksa yeni yabancılar mı alınacak?

Yöneticilerimizin bir söylediği ötekini tutmuyor. En iyisi, hocayı, futbolcuyu bırakalım; yabancı yönetici bulalım !..

***

Bu kulüp sizin

İstanbul kulüplerinin çengel attığı Trabzonsporlu futbolculara seslenmek istiyorum:

  • Size yakışan davranış, iç ve dış saldırılara karşı formanıza sahip çıkmaktır. Zaten, kurtuluşun kaçmakta olduğu oyun, futbol değil, ebelemecedir. Ve, basit bir çocuk oyunudur.

***

Golcü ve golcü

Haftalardır Şota’yı göndermekten söz edenler sonunda yola geliyorlar galiba. Çünkü, aklın yolu bir. Bize “Şota’nın yerine” değil, “Şota’nın yanına” bir oyuncu gerekli.

***

İstasyon

Bayram yolculuğumuzda benzin aldığım Shell istasyonundaki görevlilerle hem bayramlaştım, hem de helâlleştim. “Hayırdır!” dediler. “Promosyonunuzda üç büyükler var, Trabzonspor yok. Artık sizden benzin almam.” diye açıkladım.

Trabzonspor’u görmezden geleni görmeye gözüm varmaz…

 

 

8 Mayıs 1997, Fotomaç

 

Anti-fanatizm

Ogün’e yapılan saldırıdan dolayı utanmış, ama futbol anarşisinin yalnız Trabzon’a özgü bir illet gibi gösterilmeye çalışılmasına da kızmıştık. İşte, İstanbulspor yenilgisinden sonra Beşiktaş’ın başına gelenler…

Birbirimize çamur atmaktansa, bu ortak sorunumuza hep birlikte çare arayalım. Çünkü, fanatizmin memleketi yok !..

***

İyi ki doğdun Fener

Doksanıncı yaşını kutlayan fenerbahçe, üç kuruş fazla kazanabilmek için ne kadar tv kanalı, ne kadar futbol kulübü varsa birbirine katmaya devam ediyor. Bu yaşta bu gayret, acaba neye alamet ?

***

Demokrasi

Bu Pazar yapılacak kongrede, halen 39 olan yönetici sayısı yirmiye düşürülecekmiş. Kuru kalabalıktan vazgeçilmesi olumlu da; yeni dönemde de kararları yine bir ya da iki kişi mi alacak, siz asıl onu söyleyin…

***

Hangisi doğru

Birbirine zıt iki güzel söz:

  • Küçük adımlarla çok uzaklara gidebilirsiniz.”
  • Yüce hedeflere, cüce adımlarla varılmaz.”

İşte, Trabzonspor’un içine düştüğü sıkıntının nedeni. Camianın bir kısmı birinci, diğer kısmıysa ikinci sözün doğruluğuna inanıyor. Aynı şey hedefleniyor ; ama ahenkli bir yürüyüşe geçilemiyor. Maalesef…

***

Bay İmza

Kim demiş, Ali Şen geçimsiz ve kavgacı, diye? Baksanıza, adamcağız her gelenle ne güzel anlaşıyor. Cine 5 ve İnterstar’dan sonra, şimdi de Kanal D ile atv’nin ortak şirketi Bimaş’a bastı imzayı…

***

Dokuz canlı

Geçen sezon, oyun olarak ezip skor olarak yenildiğimiz Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi’ne gitmişti. Bu yıl, Avni Aker’de kevgire dönerek şampiyonluk yolunda erken havlu attılar ; ama statü değişikliğinden fatdalanıp yine Şampiyonlar Ligi’nin kapısına dayandılar. Şu Fener’deki kısmetin yüzde biri bizde olsa, Avrupa şampiyonu oluruz valla…

***

No alkol, yes spor

Bir dönem, ekranlardaki rakı masası muhabbetleriyle eleştiri toplayan Trabzonspor Kulübü, Tuborg firmasının bira reklamı için önerdiği 56 milyarı reddetti. Gerekçe, alkollü içecek imajının sporun anlamına ters düşmesi. Bravo doğrusu ! Trabzonspor’un şampiyon olması elbette önemlidir ; ama en önemlisi, diğer kulüplere iyi örnek teşkil etmesidir.

 

 

16 Mayıs 1997, Fotomaç

 

Hayali İhracat

Bazı dostlarımız diyorlar ki, “Ogün, Abdullah, Hami gibi yıldızların Avrupa’ya transfer olmalarından gurur duyarız.” Ben onlar kadar globalleşemedim galiba.Oyuncularımızın Trabzonspor forması altında Avrupa takımlarına karşı kazanacağı başarılardan gurur duymayı tercih ediyorum hâlâ …

***

Tekaüt

Bir süre Ahmet Suat Özyazıcı ismini tartışan Trabzonspor, şimdi de Sepp Piontek ile temastaymış. Teknik patron arayışının ana teması artık kesinleşti : “Yerli, yabancı ne farkeder ; emekli olsun yeter !..”

***

Sevgisiz Olmaz

Yapılan kapsamlı bir araştırmaya göre ; futbolumuzdaki yanlışları, ilkesizlik ve tutarsızlıkları esprili bir bakış açısıyla sergilemeye çalıştığımız bu köşenin çok sayıda Fenerbahçeli okuru var ve Fenerbahçe’ye biraz sık takıldığımızı düşünüyorlar. Ben, doğal olarak, iyi bir Trabzonsporlu’yum ; ama Fenerbahçe’yi ve Türkiye’deki tüm spor kulüplerini seviyorum. Çünkü, sporu seviyorum. Aslolan da bu zaten. Gerisi tatlı bir rekabet …

***

Vebali üzerimize

Yılmaz Vural’ı Trabzonspor’a kaptırdıktan sonra ayarı bozulan ve galibiyet yüzü göremeyen Sarıyer, ciddi bir düşme tehlikesiyle karşı karşıya. Vicdanım sızlıyor vallahi. Bizim takımın düzelmeyeceği zaten belliydi; adamlara sebep olmasaydık bari …

***

Denklem

Yıllardır Milli Takım’a en çok oyuncuyu biz veririz, üç büyükler ve Avrupalılar her transfer döneminde bizim oyuncularımızın peşinden koşar ; ama nedense bu takım bir türlü şampiyon olamaz. En iyisi, “futbol hocası” değil, kuvvetli bir “matematik hocası” bulalım. Bu tuhaf denklemi çözsün de kurtulalım!..

***

Midyat , Seyfo ; mazerete gülün !..

Yılmaz Vural’a göre, 2.Lig yolcusu Denizlispor’a karşı Avni Aker’de zorlanmamızın nedeni, rakibin sahaya farklı bir on birle çıkması ve nasıl oynayacağının kestirilememesiymiş. İlahi Yılmaz Hoca! Sanki takım tertibini ve oyun sistemini önceden bildiğiniz tüm takımları rahatlıkla yenebildiniz de…

***

Uydu – ruk

Türkiye’de anlaşmadık tv kanalı bırakmayan Ali Şen’e artık dünyaya açılmak yakışır. Bence, sayın başkan, Eurosport, BBC ve CNN ile aynı anda anlaşma imzalayıp Fenerbahçe’nin büyüklüğünü tüm dünyaya kanıtlamalıdır . Nasıl fikir ama!..

***

Devir değişti

Siyaset, sosyal hayat ve spordaki yeni moda, önce kişileri ve kurumları hedef göstermek, sonra da o hedeflere saldıran fanatikleri kınamak. Eskiden tahrikçiliğin de bir adabı vardı efendim. Tavşana kaç demeden tazıya tut denmezdi. Şimdi ise; önce tazıya tut, sonra tavşana “Geçmiş olsun!..”

***

Altın Madalya

FIFA’nın geçen hafta açıkladığı “Dünyanın En Büyük 100 Kulübü” listesinde Fenerbahçe, Beşiktaş ve Trabzonspor var ; Galatasaray yok. Oysa Cim Bom, hem Türkiye Ligi’nde diğerlerinin önünde, hem de bir Dünya Şampiyonluğu ünvanına sahip. En çok penaltı atan kulüpler kategorisinde …

 

 

 

23 Mayıs Cuma, Fotomaç

 

 

Beş kere beş

Yılmaz Vural, Gurbetçi Çetin’i son beş dakika oynatma ısrarından vazgeçmiyor. Sayın hocam, siz koskoca beş ayda ne yapabildiniz ki; çocukcağız beş dakikada yapsın ?..

***

Garantili

Lig ikincisinin de Şampiyonlar Ligi’ne katılacağını bilseydik, Şenol Hoca’yı gönderir miydik hiç? İkincilik deyince Türkiye’de akla gelen ilk isimdi ne de olsa !..

***

İlk Dört

Kim ne derse desin, bu sezonun en başarılı büyüğü Trabzonspor’dur. Çünkü, kalesinde bir maçta “dört gol” görmeyen tek takımdır.

***

Son Dört

Ali Şen, Gençlerbirliği maçından sonra “dört yabancı” fikrini yeniden gözden geçirmiştir herhalde. Gençler’in üç yabancısı, Fener’e dört gol attı. Mazallah, ya dört yabancı birden oynasaydı?..

***

Ne TV ?

Spora özel ilgisiyle dikkat çeken NTV, günlük spor bültenlerinde nedense Trabzonspor’u hep unutuyor. Oysa düzeyli ve tarafsız görüntüleriyle ilgimizi çekmişlerdi. Sevgili NTV yöneticileri , bu göz dostluğumuza yazık olmasın. Bize de hak ettiğimiz yeri veriniz lütfen …

***

Kamçı

Fenerbahçe tribünlerinin “Torinolu Şaban” diye dalga geçtikleri Hakan Şükür, hem “Kral” oldu, hem de takımını şampiyon yaptı. Fenerbahçeli dostlardan, biraz da bizim uşaklara lâkap takmalarını istirham ediyorum. Başka türlü silkinecekleri yok zira…

***

Bana arkadaşını söyle

İstanbul kulüplerinin neden ısrarla Mehmet Ali beyden futbolcu istediklerini sonunda anladım. Bizim Başkan, havuz sistemi toplantılarında İlhan Cavcav’la sıkça yan yana göründü ya. Adamlar, Yılmaz’ı da Cavcav gibi futbolcu yetiştirip satan bir “futbol ziraatçısı” sandılar zahir…

***

Ali Dede

Osmanlı’nın son zamanları. İstanbul, top sesleriyle inlemekte. Sebebini soran Bektaşi’ye diyorlar ki:

– “Padişah efendimizin bir oğlu oldu, kutlama yapılıyor.”

  • Adını ne koymuşlar” diyor, Bektaşi.

Cevap, “Osman” olunca da patlayıveriyor: “Eyvah! Desenize sil baştan.”

Bu hikâyenin burada ne işi mi var? Fenerbahçe başkanının bir torunu olmuş, adı da, Ali Şen konmuş da!..

***

Büyüklük

Trabzonspor’un on üç yıldır şampiyonluğa ulaşamaması, bazı taraftarların ilginç tepkilerine neden oluyor:

  • Bu nasıl büyük kulüp? Bırakacam valla!”

Arkadaşlar, Trabzonspor’un şampiyonluğuyla, büyüklüğüyle kendinizi büyük hissetmeyi beklemeyin. Sizler, fert olarak kendinizi geliştirip büyüyün ki, Trabzonspor daha da büyüsün…

 

 

 

30 Mayıs 1997, Fotomaç

 

Yardımsevenler Derneği

Yeni yönetim kurulumuzda tam yedi “Başkan Yardımcısı” mevcut. Ya bizim başkanın gerçekten yardıma çok ihtiyacı var, ya da yeni yöneticilerimiz aşırı yardımsever!..

***

Transferde Kolaylık

Bu transfer mevsiminde, milletvekilleri futbolculardan daha hareketli görünüyormuş. Normaldir… Milletvekillerinin “bonservis bedeli” yok ki!..

***

Kötü Alışkanlık

Galatasaray, şampiyonluğu garantiledikten sonraki iki lig maçında üç penaltı daha kullandı. Lig bitti ama, MHK hızını alamadı galiba…

***

Nasıl Sistem Ama

Siyaset, ekonomi, sağlık ve eğitimdeki sistemsizlik süredursun, Türk futbolu sağlam bir sisteme kavuştu bile! Buna göre; üç büyüklerden biri lig şampiyonu olurken, bir diğeri de Şampiyonlar Ligi’ne katılacak. Trabzonspor ise, ülkemizi UEFA Kupası’nda temsil edecek. Türkiye Kupası’nı, ara sıra, bir Anadolu kulübü kazanabilecek. Haa, bir de Vanspor “bir şekilde” ligde kalacak…

***

Cana-Van

Epeydir gözden ırak olan Van Gölü Canavarı nedense yeniden medyatikleşti. Canavar, Vanspor’un ligde kalışını kutlamak için su yüzüne çıkmış olabilir mi dersiniz? Yoksa, Vansporlu dostlarımız, söylentilerden bunalıp gündemi değiştirmeye mi çalışıyorlar acaba?..

***

Sakıncalı Kupa

Şu Ali Şen çok politik adam valla. Baktı ki hükümet sallantıda, Şampiyonlar Ligi’ni falan boşverdi; Başbakanlık Kupası maçı oynamamak için elinden geleni yaptı!..

***

Kader Kurbanı

Sarıyer yöneticisi Kenan Tuncer, “Şerefimizle düştük.” dedi. Elbette Sayın Tuncer; Sarıyer sadece 2.Lig’e düştü, kötü yola değil!..

 

 

 

6 Haziran 1997, Fotomaç

 

 

Orta-Yaş Sendromu

Otuz iki yaşındaki Hagi’nin Galatasaray’a büyük katkısından etkilenen Trabzonspor yönetimi, Belçika Milli Takımı’nın tecrübeli orta saha oyuncusu Degryse’in peşine düştü. Belçikalının performansı Romen’e benzeyecek mi bilemem; ama yaşlarının benzediği kesin…

***

Takas ve Makas

Doğrusu, bizim yönetimin transfer politikasını hiç beğenmiyorum; ama yazmaya da çekiniyorum. Mazallah, beni de bir Fenerbahçe yazarıyla takas etmeye falan kalkarlar diye!..

***

Arif yoksa Hakan var !..

Cumhurbaşkanlığı Kupası maçında verdiği uyduruk penaltı için özür dileyen Sabri Çelik, insanın hatasını kabul etmesi bir erdemdir, demiş. Hayır hocam, yine yanıldınız. Erdem, İstanbulspor maçındakiydi, bu seferki Şükür!..

***

Osieck, “realite” ile tanıştı !..

Kocaelispor teknik direktörü Osieck, Cumhurbaşkanlığı Kupası maçını kaybettikten sonra adaletsizlikten yakınıp “Türk futbolunu İstanbul ve Anadolu olarak ikiye ayırmak gerekli.” dedi. Fenerbahçe’nin başındayken, böyle konuşmayan Alman hocanın gözleri İstanbul dışına çıkınca açılmış anlaşılan…

***

Spor ve Siyaset

Başbakanlık Kupası sonrasındaki yazılarda, maçtan ziyade başbakan analiz edildi. Siz bakmayın spor yazarlarının başbakanla uğraştıklarına. Onların asıl hedefi, spor sayfalarına akın düzenleyen siyaset yazarlarıdır. , Mümtaz Soysal, Yavuz Gökmen, Ali Sirmen, Cengiz Çandar futbol yazıyor ya, bizimkiler de her fırsatta misilleme yapıyorlar işte…

***

Buyrun er meydanına

Galatasaray’ın ve Beşiktaş’ın Şampiyonlar Ligi eleme turunda birbirleriyle eşleşme ihtimali varmış. Koca bir sezonu penaltı, şaibe ve MHK muhabbetiyle geçiren Türk futbolu için iyi bir fırsat doğrusu. Şöyle, bir de UEFA hakemliğinde karşılaşsınlar da, ak koyun-kara koyun, ya da, ak aslan-kara kartal belli olsun bakalım…

***

Şark usulü menacerlik

Önce, Trabzonspor’un menaceri Turhan mı, yoksa Hurma mı, diye haftalarca tartışıldı. Sonra, Fenerbahçe’nin tam yetkili menaceri Rıdvan lig bitmeden kapı önüne kondu. Şimdi de, cezalı oyuncu oynattığı için hükmen yenik sayılan Zonguldakspor’un, ihmalle suçlanan teknik ve idari menacerleri topun ağzındalar. Menacerlik sistemini ülkemizde oturtmaya çalışıyorduk ya. Oturmasına oturdu; ama maalesef karaya !..

***

Ronaldo, Bailey ve Sergen

Asrın yarışında Michael Johnson’I geride bırakan Kanadalı Donovan Bailey’nin saniyesi, 14 milyarmış. Aman Sergen kardeşimiz duymasın. Benim neyim eksik, deyip fiyatına zam falan yapar da…

 

 

13 Haziran 1997, Fotomaç

 

 

Ekmek Parası

Bir ayda iki kez zamlanan ekmek 25 bin lira oldu. Bizim yönetimi , futbolcularla Dolar üzerinden anlaşma yaptığı için eleştiriyorduk ya ; daha beteri varmış. İyi ki “ ekmek bazında “ sözleşme imzalatmamışlar !..

***

Bir ileri , iki geri

Savunma oyuncumuz İskender’in Kocaeli’ye attığı gol yılın golü seçilmiş. Kutlarım ama ben gollerin niteliği değil niceliği ile ilgileniyorum. İskender’in attıkları yedirdiklerini karşılayabiliyor mu ? İşte bütün mesele burada !..

***

Müebbet Televole

Patent Dairesi , Televole’nin on yıl boyunca sadece Show TV’de yayımlanabileceğine karar vermiş. Ne ! Televole on yıl daha devam mı edecek ? Yandık valla !..

***

Zengin ve Yoksul

Birinci lig için kadrosunu takviye etmesi beklenen Şekerspor , aksine mevcut oyuncularını bile elden çıkardı. Sürpriz başarıları ile futbolsever gönüllerde taht kuran Yeşil-Beyazlılar , maalesef daha yolun başında ekonomik gerçeklere teslim oldular. Futbolda duygusallığa yer yok dostlar ; bizimkisi “ genelevde romantizm “ !..

***

Allah Müstahakınızı Vermesin !..

Trabzonspor bu sezon toplam seyirci sayısında yedinci , hasılat sıralamasında ise onbeşinci oldu. Yöneticilerimiz “ Bu taraftar herşeye lâyık “ diye popülist politika yapmaya devam etsinler. Ben de diyorum ki : “ Allah , Trabzonspor kulübünü taraftarının lâyık olduğu yere düşmekten korusun !…”

***

Sözlüğe göre …

Sergen , Alpay , Tolunay ve Tayfun “ astronomik “ transfer ücreti istiyorlarmış. Ne var bunda şaşıracak ? “ Astro “ kelimesinin sözlükteki karşılığı “ Yıldız “ değil mi ? Yıldız oyuncular da yıldız fiyatı istiyor işte !

***

Elveda NTV

Üç hafta önce NTV’ye seslenmiş ve spor bültenlerinde Trabzonspor’a gerekli ilgiyi göstermelerini rica etmiştim. Geçen zaman içinde durumda bir değişiklik olmayınca bu kanalı uzaktan kumandamdan çıkarmaya karar verdim.. Madem ki NTV’de Trabzonspor yok , benim televizyonumda da NTV’ye yer yok…

***

Japon Yatıştırıcı !

Federasyon başkanı istifa etti ; teknik direktör Denizli görevi bırakmayı düşünüyor. Milli futbolcular yıllardır tatil yapamamış ; dahası akılları askıda kalan transfer görüşmelerinde. İşte böyle sıkıntılı bir dönemde Milli Takım Japonya yolcusu. Tebdili mekânda ferahlık arıyorlar herhalde !..

***

Yolun Sonu

Fenerbahçe’nin eski yıldızları Engin , Oğuz , Aykut ve Rıdvan’dan sonra Müjdat da Ali Şen’e verdi veriştirdi. Ali Bey kariyerinin sonuna geldi galiba. Şöhretler karması ile jübilelerde karşılaşılır da !..

* * * * * * * * * * *

Yatak odası derbisi

Üç Büyükler’e özel pijamalar üreten Romans firması , stadlardaki rekabeti yatak odalarına taşımış. Yataklardaki durum da derbilerden pek farklı değil zaten. Hangi taraf iyi oynarsa karşı taraf kazanıyor !..

 

***

 

21 Haziran 1997, Fotomaç

 

 

Verilmiş penaltının davası

Galatasaray’ın zehir hafiye yöneticilerinin son incisi : “ Bonservis bedelleri yüksek tutulan futbolcular Avrupa İnsan Hakları Komisyonuna başvursunlar “ . Olur ama herşeyin bir sırası var. Önce , Galatasaray maçlarındaki nizami müdahaleleri penaltı ile cezalandırılarak ekmek paraları çalınan futbolcular bir başvursunlar bakalım…

***

Hayaller gerçek olsa

Ligden sonra transferde de şampiyon olacaklarını iddia eden Galatasaraylı yöneticiler almayı hayal ettikleri yerli ve yabancı yıldızları ellerinden kaçırdılar. Monşerler , “ gönüllerin şampiyonu “ deyimiyle çok dalga geçmişlerdi ya. Onlar şimdi “ hayallerin şampiyonu “ !..

***

Birkaç Dolar için …

Milli Takım’ın , ta Japonya’ya giderek katıldığı Kirin Kupası’nda aldığı ödül sadece 10 bin Dolar idi. Beşiktaş’tan İstanbulspor’a , on dakikalık yol kateden Sergen’in transfer bedeli ise tam 9.5 milyon Dolar. Sergen’in bu kadar para edip etmeyeceği biraz tartışmalı ama koskoca Milli Takım’ın çok ucuza gittiği kesin…

***

Eşler arası rekabet

Üç Büyükler’e özel pijamalar üreten Romans firması , stadlardaki rekabeti yatak odalarına taşımış. Adil bir mücadele için ideal mekân doğrusu . Saha avantajı eşit , seyirci ve hakem faktörü yok.. Bu kez gerçekten iyi oynayan kazanacak…

***

Züğürt tesellisi

Parayı az bulurmuş , Avrupa’ya gidermiş , Arçil’siz oynamazmış. Her transfer döneminde bize kan kusturan Şota , Ajax’la anlaşmış. Oh be ! Ajax düşünsün artık …

***

Cim Bom’un yeni penaltıcıları

Galatasaraylı yöneticiler yıldız oyuncularla uğraşacaklarına play-off finalinde penaltıları gole çeviren Şekersporlu gençleri transfer etsinler. Geçen sezon yirmiye yakın penaltı kullanan Hakan Şükür çok yoruldu. Çocuğun yükünü hafifletmek lâzım !..

***

Her kulüp Trabzonspor olamaz

İstanbulspor menaceri Adnan Sezgin , ligdeki ikinci yıllarında İnter Toto’ya katılmalarının büyük başarı olduğunu söyledi. Elbette başarıdır , Sayın Sezgin ; her kulüp ligdeki ikinci yılında şampiyon olamaz ya !..

***

Vaziyet yengen

Yerli oyuncu eşlerinin muhalafetini zor halletmiştik. Şimdi de Bayan Rekdal , kocasının Trabzon’a gelmesine engel oluyormuş. Nedir kardeşim ! Trabzonspor’a karşı topyekûn bir feminist hareket mi tezgâhlandı yoksa ?..

***

Temel ve Tolunay

Bizim Temel , Tolunay’ın Trabzonspor’da kalmasına çok sevinmiş. Lâkin , “ Keşke daha düşük bir bonservis bedeli belirleseydik “ diye hayıflanıyor. Nerden bulacakmışız şimdi o yediyüz milyarı ?..

 

 

28 Haziran 1997, Fotomaç

 

Sadece “ masalcı “ değişti !..

Yılmaz Hoca , transferi yetersiz bulanlara diyor ki : “ Elde tutulan oyuncular da yeni transfer sayılır “ .. Sayın Vural , sizin için yeni bir şey olabilir ama , bu anlattığınız bizim için çok eski bir masal …

***

Dört mü , dert mi ?

Üç büyükler dünya markalarını İstanbul’a getirirken biz talip olduğumuz yabancılara Trabzon’u beğendiremiyoruz. Ama nedense bizim yönetim dördüncü yabancıdan yana. Bu durumun Türkçesi ; Trabzonspor’un kendini inkâr etmesidir , beyler. Aklınızı başınıza toplayın lütfen …

***

“ ARVALAP “

Nemsadze , Arsenal’e transfer oluyormuş. Nemsadze’nin de , Arsenal’in de çok maçını izlemiş bir kişi olarak “ Bu işte bir terslik var “ diyorum. Yazımızın başlığı gibi…

***

Hoşgeldin NTV

Bu köşede iki kez sitem ettiğimiz NTV , nihayet Trabzonspor’u hatırlamış. Bizim için olduğu kadar onlar için de faydalı bir gelişme olarak değerlendiriyorum. Trabzonsporluların evlerine konuk olmanın keyfi bir başkadır zira.

***

Sürpriz Şeker

Şekerspor ligin sürpriz takımı olacakmış. Ben de aynı fikirdeyim. Ligde kalmaları büyük sürpriz olacak !..

***

Üç Harf , Üç Hakem …

Ben , Merkez Hakem Komitesi meselesinden tümüyle ümitsizim. Bir kere , daha bu kurumun kısa okunuşunun “ Me-He-Ka “ mı yoksa “ Me-Ha-Ke ” mi olduğuna karar veremedik ki !..

***

Toshack’lı haber …

Beşiktaş’ın yeni hocası Toshack’ın , Serdar Bilgili ile el sıkıştıktan sonra “ siyah-beyaz “ tuşlardan oluşan piyanonun başına geçmesi haber oldu. Sanki başka renk tuşları olan piyano varmış gibi.. Ne yani , bütün piyanistler Beşiktaş’lı mı oluyor şimdi ?..

***

Hagi olmak kolay mı ?

Hami “ Bize de bir Hagi lâzım “ demiş. Bu iş için en uygun aday Hami’nin kendisi değil mi ? Hagi ile aralarında sadece bir “ harf “ fark var. Ha pardon , bir de “ yürek “ !..

 

 

 

 

 

7 Temmuz 1997, Fotomaç

 

 

Sergen’siz Beşiktaş

Beşiktaş yöneticisi Serdar Bilgili “ Sergen’in gidişi bizi etkilemez “ demiş. Sizi bilmem ama bizi çok etkiler , Serdar Bey. Çocuk durur durur , bizim maçlarda canavar kesilirdi de !..

***

Hasan Nasıl Şaş’masın ?

Ankaragücü’nün genç yıldızı Hasan Şaş ; Fenerbahçe , Galatasaray ve Ankaragücü arasında perişan oldu. Ne vicdansız yöneticilersiniz be kardeşim . Transfer görüşmelerini çocukcağızın soyadına uygun şekilde yapmanız şart mıydı yani ?..

***

Misse-Misse , eze eze …

Trabzonspor tarihindeki ilk siyahi transferin heyecanı tüm camiayı sardı. Taraftarların yeni sezondaki sloganı şimdiden hazır : “ İşte Trabzon , Misse-Misse Şampiyon !.. “

***

Kardeş Kulüpler

Galatasaraylı yöneticileri tebrik ederim . Sabin İlie’nin Fener’e gitmesine göz yumarak hem bizim Gürcü biraderler nedeniyle yaşadığımız sıkıntıya düşmediler , hem de yıllardır çok çektikleri Fenerbahçe hezimetlerine bir çare buldular . Kardeş kardeş oynayıp puanları paylaşırlar artık …

***

Almanyalı Trabzon

Trabzonpor , Almanya’da bir pilot takım kurup yetenekli gurbetçileri bünyesinde toplayacakmış. Ne güzel ! Bu proje ile sadece takıma yeni yıldızlar kazandırmakla kalmayız , aynı zamanda “ Avrupa’ya gideceğim “ diye tutturan bazı kardeşlerimizin heveslerini tatmin etmeleri için de fırsat yaratmış oluruz.

***

Muhsin Bey

Kibar , ölçülü , saygılı.. Dahası bilgili ve görgülü. Birkaç dil konuşuyor , Dünya futbolunu yakından tanıyor. Trabzonspor’un yıllar sonra doğru dürüst yabancılar transfer edebilmesinde büyük payı var. Teşekkürler , Muhsin Ertuğral…

***

Hagi korkmakta haklı

Galatasaraylı Hagi’nin önümüzdeki sezon için korkuları varmış. Cim Bom’a iki kupa kazandıran hakemler mesleğe veda ettiler ya , ondandır !..

***

Gol Şov

Ben ; İstanbulspor’un dökülen kaleci ve savunmasını boşverip , bir servet karşılığı Sergen’i transfer etmesini eleştirenlere katılmıyorum. Adamların amacı “ şov ve gol “ marifetiyle tribüne seyirci çekmek. Golü atsalar da bir yeseler de !..

 

 

 

18 Temmuz 1997, Cuma

 

 

Yeni slogan

Misse-Misse için yazdığımız sloganının çok tutulması üzerine diğer yabancı transferler için de çalışmalara başladık. İşte Çek Rada’nın sloganı : “ Kahraman stoper Karel Rada , geçit vermez rakibe ne havada ne karada !.. “

***

Kamp Turizmi

Alman takımları kamp için Antalya’ya gelirken bizim takımların Almanya’ya gitmelerini biraz tuhaf buluyorum doğrusu. İki ülke federasyonları arasında gizli bir “ karşılıklı değişim “ anlaşması mı imzalandı yoksa ?..

***

Yeşil-Siyah

Bir özel TV kanalının Avrupa kupaları kura çekimi ile ilgili haberinde Kocaelispor niyetine Denizlispor görüntüleri yayınlaması biraz yadırgandı. Niye gülüyorsunuz kardeşim ? Çocuklar daha acemi ; şimdilik sadece renkleri tutturabiliyorlar !..

***

Gizli Golcüler

Abant’taki hazırlık maçlarında atılan dört golün üçü Lemi’den , biri Mehmet İpek’ten geldi. Bizim sağ kanat oyuncuları aslında süper ama maalesef sağ kanatta değil !..

***

Atar mı atar

Antalya’daki hakem gecesinde otel görevlisi bayanı havuza atan Zeki Çavuşoğlu “ 17 arkadaşımın atamaz diye tempo tutması üzerine kadını havuza attım “ şeklinde ilginç bir savunma yaptı. Korkarım ki , Zeki Bey yarın 17 bin seyircinin “ atamaz “ tezahüratı karşısında nice futbolcular atar oyundan…

***

Cim Bom’a yeni sistem

Fatih Terim liberosuz sistemden bahsederken , Galatasaray Romen libero Popescu’yu transfer etti. İster misiniz yönetim şimdi de Romen Milli Takımı’nın hocası ile anlaşıp Terim’siz sisteme geçsin !..

***

Mars Günlüğü

4 Temmuz 1997 : Uzay aracı “ Kâşif “ Mars’a indi.

5 Temmuz 1997 : Mars’tan ilk fotoğraflar dünyaya ulaştı.

6 Temmuz 1997 : Ali Şen “ Mars’ın en büyük futbol yıldızını transfer etmekte kararlıyız. Yeter ki federasyon izin versin “ dedi…

***

Yine abarttınız

Dünya Karması forması altında boş kaleye gol atan , Alfonso’nun 30 metreden attığı golde ise ayağına dolaşan topu güçlükle takım arkadaşına verebilen Hakan Şükür , gazetelerimize göre dünyayı büyülemiş. Hakan’ın başarılarıyla ne kadar gurur duyuyorsam , spor basının abartma huyundan da o kadar sıkılıyorum.

***

Futbolitik Karar

Haftalar önce istifa eden Erzik Federasyonu , hep karşı olduğu “ 4. Yabancı “ için son anda izin çıkardı. Eee , bizde adet böyledir. Hükümetlerimiz de giderayak kanun çıkarıp, kritik atamalar yaparlar ya !..

***

Bünyamin Hoca

 

Futbolculuk ve teknik adamlık yaşamında John Toshack olarak tanınmıştı. Bizim spor bültenlerinde önce John Benjamin , sonra sadece Benjamin Toshack oldu. Bir bakmışsınız yaratıcı basınımız adamcağızı Türk yapmış , adını da Bünyamin koymuş. Soyadı mı ? O , artık çocukların bile dilinde …