Yanlış Hesap Tahkim’den Döner
CNN-Türk spor haberleri başlıyor: Futbol federasyonu tahkim kurulu, Türker Arslan başkanlığında toplandı. Saat 18’de başlayan toplantı devam ediyor. Şimdi, toplantıyı takip eden muhabirimiz arkadaşımıza bağlanıyoruz…
Böyle ülke, böyle futbol, böyle “ülke futbolu” olur mu Allah aşkına !
Bir “hukuk devleti” ki, tahkim kurulunun aldığı kararlar, neredeyse, Anayasa Mahkemesi’den, Yargıtay’dan çıkan değerlendirmelerden daha büyük ilgi çekiyor, daha yakın takip ediliyor. Her biri bilmem kaç dolarlık televizyon kameraları, ateş gibi muhabirler tahkim kurulunun kapısında bekleşiyorlar.
Sanki, tahkim kurulu, Hagi’nin cezasını değil de, idam cezasının geleceğini açıklayacak. Sanırsınız ki, Hagi’nin cezası üç maça inerse enflasyon oranımızda da paralel bir düşüş gözlenecek; ya da aksi vuku bulur da Hagi’nin cezası altı maçta sabit kalırsa, dolar alıp başını gidecek.
***
Genç futbolseverler belki bilmezler, “tahkim” Arapça kökenli bir kelime; kuvvetlendirme, sağlamlaştırma anlamlarını taşıyor. Lakin, bizim federasyondaki mana ve ehemmiyeti çok farklı; sözlüktekinin tam tersine pek yakın. Tahkim kurulunun vazifesi, kısa adı PFDK olan, halk arasındaki yaygın namıyla “ceza kurulu” nun verdiği kararları bozmak.
Sahasında olay çıkan bir spor kulübüne iki maç saha kapama cezası mı verildi; tahkim, dosyayı inceler, cezayı bir maça indirir. Hatta mümkünse, maçın, Hilton’u olan bir kentimizde oynanmasını sağlar. Rakibine okkalı bir yumruk atan, evvelden sabıkalı bir oyuncu beş maç ceza mı aldı; tahkim, bunu çok bulur, üç maça indirir. Bununla da yetinmez, sabıkalı futbolcu kardeşimizin boks federasyonu üyeliğine atanması için gerekli girişimlerin başlatılmasına ön ayak olur.
***
Şimdi, hakkını yemeyelim, tahkim belki de haklıdır. Hiç şüphe yok ki, büyük kulüplerin, büyük ceza almış oyuncularının dosyalarına bakmak öyle sanıldığı kadar kolay iş değildir. Dahası, ciddi bir baskı söz konusudur. Gözetilmesi gereken son derece hassas dengeler mevcuttur. Spor kamuoyu gerilmiş, yöneticiler bilenmiştir. Haliyle, tahkim’in asli görevi, “tansiyonu düşürmek” haline gelmiştir..
***
Ya ceza kuruluna ne demeli? Bir kurul düşünün ki, verdiği her iki ceza kararından biri bozulur olsun. Kimse, onun verdiği karara razı olmayıp tahkimin yolunu tutsun. Kulüpler, “Şu ceza kurulu ne diyecekse desin de, hemen tahkime gidelim.” diye “koltukaltında dosya” vaziyetinde bekleyedursun. “Yanlış hesap tahkimden döndü.” muhabbeti alsın yürüsün.
Söyleyin lütfen, size de çok garip gelmiyor mu? “PFDK – Büyük Kulüp – Tahkim Kurulu” üçgeni, sizi de rahatsız etmiyor mu? Hesabı kitabı, kanunu yönetmeliği yapılmış bir konuda bunca dalgalanma olmasını doğal buluyor musunuz? “Tahkim’e gitmek” deyiminden artık sıkılmadınız mı?