Biz Neden Böyleyiz?
Artık yeter arkadaş! Almanya kampında yaşanan rezalet nedeniyle yönetim kurulunun bazı üyelerini eleştirmekten vazgeçin.Ben bu yöneticilere kefilim.Göreceksiniz, Uludağ kampında kulübün dolandırılmasına kesinlikle izin vermeyeceklerdir …
***
Türkiye’de zirvenin her türlüsüne ulaşan Galatasaray , şimdi de Romanya’da futbol kulübü satın alıp genç yıldızlar yetiştirecekmiş. Yok , bu bölümde espri yapmayacağım. Durum gerçekten ciddi. Bizim aklımız ancak birbirimizi yemeye yeterken adamlar ne projelerle uğraşıyorlar. Böyle gidersek bükemedeğimiz bu eli daha çok öper dururuz valla…
***
Sağırlar Olimpiyatı’nda finale kalan futbol takımımızın antrenmanından bir fotoğraf vardı gazetede. Oyuncular el hareketleri ile ne de güzel anlaşıyorlardı. Bir de yıllardır hiç durmaksızın konuşan , birbirlerine bağıran A Milli Takım oyuncuları geldi gözümün önüne. Avrupa’da final oynamanın yolu dilleri değil bilekleri , yürekleri konuşturmaktan geçiyor galiba…
***
Ne üç büyükler , ne Kocaeli , ne de Bursa. Trabzonspor için en tehlikeli rakip Antalyaspor’dur. Çünkü başlarında Şenol Güneş var. Bizim takımı iyi tanıdığından mı , yoksa başka bir sebepten mi bilemem. Sadece Boluspor tecrübesi gelir aklıma , fena halde tedirgin olurum…
***
Başkan Yılmaz , Yılmaz Vural’ın durumu için çözümü Trabzon’daki yöneticilere bırakmış. Tipik bir “ kuzuyu kurda emanet etme olayı “ desenize !..
***
Beşiktaş , Rasim Kara’yı azlederek , Bursa ile sözleşmesi süren Milne’e el attı. Bursa , Kara ile anlaştı ama Gordon’u bırakmadı. Beşiktaş da Toshack’ı getirdi. Milne’nin Bursa’ya dönüşünü taraftar protesto etti. Bunun üzerine Bursaspor Milne’i bırakıp , Kara’yı aldı. Şimdi , İngiliz’in Yılmaz Vural’ın yerine Trabzon’a geleceği söyleniyor. Tamam da , Beşiktaş ve Bursa dolu olduğuna göre Yılmaz Vural nereye gidecek ? Boşa koyuyorum dolmuyor , doluya koyuyorum almıyor…
***
Efendim , her fırsatta Yılmaz Vural’ı sevdiğimi belirtmeme rağmen neden sık sık onu eleştiriyor muşum ? Evet , bunun bir çelişki olduğu doğru. Ama takdir edersiniz ki , benim de yazar olarak bazı kaygılarım var. Konu sıkıntısı çektiğim bir anda Yılmaz Hoca’dan “ Al da yaz “ dercesine bir pas alırsam başka ne yapabilirim ki ?..
***
Yazımızın son üç bölümü Trabzonspor’un traji-komik gerçeğini yansıtıyor. Yılmaz Vural iyi ya da kötü. Başarılı olur , olamaz. Kalır veya gider. Giderse belki kariyeri harap olur , belki de kurtulur. Peki biz ne olacağız ? Neden hep kulisle uğraşıyoruz , neden hiçbir teknik adamı sevemiyoruz ve neden açık sözlü değiliz ? Trabzonspor bunlara mı lâyık Allah aşkına ?..
26 Temmuz 1997