Ameliyat Masası

Turfanda Eric

“ Akrostiş “  diyorlar  böyle  yazılara. Fransızca  “ acrostiche “ kelimesinin  Türk  kontenjanında  oynayan  hali. Eski  dilde  muvaşşah  veya  tevşih  derlermiş. Her  parçanın  ilk  harfi  yukardan  aşağı  doğru  okununca  bir  söz  çıkıyor  ortaya. Henüz  faredemeyenler  varmış  da… 

                                                                       ***

“ Nerden  çıktı  bu  yazarlık  işi , nedir  hedefin ? “ diye  soruyor  dostlarım. Bilsem  söylemez  miyim ? Diyelim  ki ; minik  kuş , öten  karga  nevi  hayvanata  gerek  duymaksızın  da  yazılabileceğini  kanıtlamaya  çalışıyorum. Fena  mı ?..

                                                                       ***

Komedyenlerin  amansız  savaşı  sürüyor. Bizimkiler  değil  canım. Ayaküstü  güldürenleri  kastediyorum. Sizi  bilmem  ama  ben  Cem  Yılmaz’ı  seviyorum. Çok  iyi  ‘ kel ‘  taklidi  yapıyor. Yönetime   ‘ stand-up ‘  kanadından  bir  isim  düşünülüyorsa  benim  oyum  ona…

                                                                       ***

Arçil’in  son  sakatlanma  tarzı   ‘ evinin  merdiveninde  bileğinin  dönmesi  suretiyle ‘.. Bu  yazı  yayımlanıncaya  kadar  başka  vukuatı  olmazsa  tabii. Bence  olay  tümüyle  bir  yönetim  zaafı. Bu  çocuğun  ne  derece  talihsiz  olduğunu  biliyorsunuz. Neden  düzayak  bir  ev  tahsis  etmiyorsunuz ?  Herşeyi  ben  mi  düşünüp  yazacağım ?  Haa.. Bir  de  çevrede  kuyu , çukur , tümsek  falan  bulunmasa  iyi  olur …

                                                                       ***

Resmi  açıklama  yok  ama , Benjamin  Netanyahu  da  Trabzonspor’a  yönetici  olmak  istiyormuş. Ancak , camia  olaya  sıcak  bakmıyormuş ; eli  cebine  gitmez  diye. Yahudinin  adı  çıkmış  bir  kere. Ya  bizdeki   ‘ Fiili  Yahudiler ‘  ne  olacak ?  Kongre  öncesinde  söz  verip  ,  sonrasında  para  vermeyenler …

                                                                       ***

Artık  üç  büyükler  cezaalanına  girmeden  de  üç  puan  alabilecekler. FİFA’nın  gündeminde  ‘ 15  faul = 1 penaltı ‘  kuralı  var. İstanbul  deplasmanları  tam  turistik olabilir.  Mayolarımızı  unutmayalım…

                                                                       ***

Nasıl  da  uğurlu  geldi  1996  yılı  spor  medyasına. Velinimetleri  Fenerbahçe  şampiyon  oldu. Şimdi  de  Şampiyonlar  Ligi’nde  sürpriz  takım. Eskiden  Bab-ı  Ali  idi. O  artık   ‘ Bab-ı  Ali  Şen “ !..

                                                                       ***

“ I “  harfinde  sorun  var  demiştim. Federasyon   ilgisiz  kalmadı  sağolsun. Artık  iki  yabancı  kelime  oynatabileceğim. Bir  kültür  hizmeti  olacak  aynı  zamanda. “ Bir  lisan  bir  insan  “  demiş  atalarımız. Kompela’yı  görmüyor  musunuz ?..

                                                                       ***

Nasıl  da  geçmiş  zaman .. Onaltı  yıl  olmuş  Ankara’ya  geleli. Ben  Trabzon’dan  çıktıktan  sonra  Trabzonspor’un  altın  yılları  da  yavaş  yavaş  geride  kalmış. Korkarım  Mehmet Ali Bey’in  dönüşü  yeterli  olmayacak. Ben  de  dönmeliyim  Trabzon’a…

                                                                       ***

Toto’nun  da  kitabı  çıktı. Küçük  bir  alıntı. Spor   Loto’nun  ilk  kez , beş hafta  süre  ile   oynandığı  1985-86  sezonunda  toplam  hasılat  604 milyon. Son  Loto  talihlisinin  vurgunu  ise  tam  66  milyar. İşte  Atam , “ Enflasyon “…

                                                                       ***

Anadolu  kulüplerinin  futbolcuları  için  “ kasap “  yakıştırması  yaptı  bir  Türk  büyüğümüz. Literatüre  katkısından  ötürü  kendisine  şükranlarımı  sunuyorum. Ülkemizin , onurunu  herşeyin  üstünde  tutan  bir  bölgesinden  çıkıp  kendi  şehrinin  oyuncularını  futbol  emperyalistlerine  pazarlamaya  çalışanlara  hangi  sıfatın  yakışacağını  söyleyecek  evladını  da  elbet  bir  gün  bağrından  çıkaracaktır  bu  millet…

                                                                       ***

Şota  kardeşime  küçük  bir  tavsiye.. İngiltere’de  futbol  oynama  hayaliyle  olur  olmaz  risklere  girersen , kendini  hiç  ummadığın  bir  anda  Gürcistan’da  ikizinle  erken  emeklilik  tavlası  oynarken  bulabilirsin. Seni  ve  Trabzonspor’u  çok  sevdiğim  için  yazdım  sadece…

                                                                       ***

“ Imaginary : Hayal  mahsulü “ .. Eric  Cantona  Trabzon’a  geliyormuş. Vakit  bulursa  Rize’ye  de  geçer  herhalde. Ayder  Yaylası  da  Sümelâ  kadar  güzel  bence…

                                                                       ***

Ne  bekliyoruz  daha , bu  kulüpte  bir  psikolog  istihdam  etmek  için ? Üst  tarafı  bırakalım , oyunculara  gerekli  bir  kere. Bugün  otuz  kişi  için  çözüm  aramazsak  yarın  binlerce  seyirci  için  psikolog  bulmak  zor  olacak. Hadi  maliyeti  hallettik , fakültelerin  kontenjanı  kısıtlı…

                                                                       ***

Atkinson’un  başarısını  Oğuz  engelliyor  dediler ,  İmparator’larını  sattılar. Peki  , Kostadinov  neden  kötü  oynuyor  şimdi ?..

                                                                       ***

Başımıza  bir  de  Barbaros  Hayrettin  çıktı. Adamın  yaptığına  sanat  dersek, magandanın  evde  karısını  dövmesinin  de  olimpik  spor  kabul etmemiz  gerekir. Tribünler  hemen  kaptı  nakaratı  ama. Ne  diyeyim ; Barış  Manço’dan  Kol düğmeleri’ni  ya  da  Timur  Selçuk’tan  İspanyol  Meyhanesi’ni  söylemelerini  beklemek  de  fazla  iyimserlik  olur  hani…

                                                                       ***

Altıncı  Sanat’tan  haberlere  devam.. Çifte  Oyun’u  seyrettim , Metropol  6. Salon’da. Bizim  evin  salonundan  biraz  büyükçe. Ama  biz  perdemizde  film  oynatamıyoruz. Neyse.. Antonio  Banderas  çok  iyi  oynadı. Yırtıcı  oyuncu  tipi. Fena  halde  de  golcü. Üstelik  İspanyol. Yöneticilerden  biri  de  izlesin , sonra  bombayı  patlatalım…

                                                                       ***

Kongrenin  Aralık  ayına  alınması  iyi  oldu. Tecrübeyle  sabit. Ocak’ta  kongre , Şubat’ta  Beşiktaş’la  maç  yapmak  bize  yaramıyor.