Ameliyat Masası

Hami’nin Satılması, Karlofça Antlaşması mı ?

Yönetim, iki sezondur yaşanılan başarısızlığın nedenini tespit ediyor: “Sezon başı hazırlıklarının yeterli olmaması.” Ve bu eksikliği gidermek için ciddi bir hoca ile anlaşıyor. Fakat o da ne ? Takım Abant’ta kamp yaparken Milne Fransa’da Dünya Kupası’nı izleyecek. Yahu bu ne perhiz bu ne lahana turşusu ? Hadi Gordon mazeretli, gelemiyor. Fransa’da kamp yapacak göl kenarı yok mu?…

***

Transfer fotoğrafları spor sayfalarına düşmeye başladı, köşemize de konu çıktı. Bizim kulüpte, diğerlerinde görmediğimiz ilginç bir sahne var. Futbolcu, yöneticilerin arasında imza atıyor, fonda devasa bir banka reklamı. Çocuk sanki Trabzonspor Kulübü’ne futbolcu olmuyor da bankaya müfettiş yardımcısı olarak giriyor. Milyonlarca doların döndüğü bir piyasada o bankadan bu reklam karşılığında kaç para alıyoruz acaba ? Söyleyin, değer mi Allah aşkına ?..

***

Trabzonspor’un Türk futbolundaki liderlik vasfı geçtiğimiz hafta bir kez daha gözler önüne serildi. Biz devre arasında Shaaka diye bir oyuncu getirtmiştik ya, Fenerbahçe de bizim izimizden gitmeyi tercih etti. Onlar da Brezilya’nın Shaaka’sı Sergio’yu transfer ettiler. Hayırlı olur inşallah !..

***

Herkes, Trabzonspor transferde iki yıldız kaybetti sanıyor ama bence doğru rakam dörttür. Tolunay Galatasaray’a, Hami Schalke’ye, Erkan ile Metin Diyadin de Fener’e. İki eski Trabzonsporlu, iki Fener belalısı. Üstelik biri yerlinin yerlisi. Gel de yanma şimdi…

***

Hami gitti ama kavga bitmeyecek gibi. Kimi “Satılmalı” dedi, kimi “Heykeli dikilmeli”. Hatta bu sözlerin ikisini birden edenler oldu. Sonunda satış işlemi tamamlandı. Şimdi sıra, bonservisinden alınan para ile Hami’nin som altından heykelini dikmekte. Kadroda tutulan oyuncuların transfer peşinatlarından geriye bir şey kalırsa tabii…

***

Hami’nin bir tv kanalından yönelttiği “Bana düşman olan, Trabzonspor’un büyüklüğünü taşıyamayan yöneticiler var” şeklindeki sözlerini yanıtlayan Başkan Yılmaz “Hayır, Hami’ye düşman olan yönetici yoktur” dedi. İlk bölümün cevabı alındı. Peki ya ikinci kısım ?..

***

Uzun zamandır, bu kulübe iyi bir psikolog alınması için yazdık, söyledik. Büyük baskı altında, büyük paraların gölgesinde, büyük medya ve kamu ilgisiyle şaşkına dönen gencecik beyinlerin, bedenlerin profesyonel desteğe ihtiyaç duyduklarını anlatmaya çalıştık. Trabzonspor’da böyle çağdaş bir uygulamaya geçilseydi belki de Hami, Tolunay, Lemi, Soner ve diğerleri kaybedilmeyecekti. Lamı, cimi yok ; bilimsel gelişmelere ayak uyduramayan toplumlar önce duraklamaya, sonra da gerilemeye mahkumdur. Bakınız ; Osmanlı Tarihi…

***

Gordon Milne gelince Trabzonlu ve değerli teknik adamlarımız sıkıntıdan konuşmaya başladılar. Belli ki Gordon’a pek rahat yüzü gösterilmeyecek. Benim, sayın hocalarımıza naçizane bir teklifim var. Gelin siz de spor yazarı olun. Hiç sıkılmazsınız. Ancak bir dezavantajı vardır. Teknik adam başarısız bir sonucun faturasını oyuncularına kesebilir ; ama spor yazarı başarısız bir yazıdan okuyucularını sorumlu tutamaz. Ne kötü di mi ?..

***

Ayın süper golü Beşiktaşlı Mehmet’ten” haber başlığını okuyunca “Nasıl olur da Ünal’ın Bursa’da attığı golü görmezden gelirler ?” dedim kendi kendime. Sonradan anladım ki, söz konusu olan Mart ayının golüymüş. Oysa lig bitmiş, haziran gelmiş. Sponsor Skoda olunca yarışmanın hızı düşük kalıyor demek ki. Seneye BMW’ye verseler bari !..